“Çırpma kabım bile yok, kovanın içinde çırpıyorum.”

Şimdi sizlere öyle güzel bir başarı hikayesinden bahsedeceğim ki hepiniz hayallerinize giden yoldaki bahanelerinizin aslında sadece sizin uydurduğunuz şeyler olduğunu fark edeceksiniz. 

Hayallerinizi yerine getirmek için önünüzde hiçbir engel yok siz oluşturmadıktan sonra. Kolay bir yol olmayabilir ama pes etmemek de bizim elimizde değil mi? Taha Duymaz daha 17 yaşında ve Hatay Yayladağı ilçesinde Güveççi Köyü’nde yaşıyor. Küçücük mutfağında çektiği yemek videolarıyla Instagram hesabında yaklaşık 500 bin takipçiye ulaştı. İmkânsızlıklardan dolayı alabildiği 3 malzemeyle yemek yapmaya çalıştığını belirterek, “Fakirsin, telefonun berbat, kamerası iğrenç, o mutfaktan bir şey yemem. Nasıl hasta olmuyorsun o mutfakta?” diye sosyal medyada linç edildiğini belirtti.

Maalesef bazen çok kötü olabiliyoruz. Halbuki görmüş olduğumuz bu çabayı ve emeği takdir edip desteklememiz gerekir.

12 kardeşli bir ailede yaşayan ve ekonomik zorlukla yaşayan Taha Duymaz, video çekmeye nasıl başladığını ve hayallerini Posta Gazetesine verdiği röportajda anlattı.

“3 malzemeyle yemek yapmaya çalışıyorum.”

Taha Duymaz, imkânsızlıklar içinde okula gidemediğini 4. sınıfta eğitimini bırakmak zorunda kaldığını söyledi. Maddi imkânsızlıklardan dolayı ve yaşadığı köyde 3 bakkal olduğu için her malzemeyi alamadığını söyleyen Duymaz, sözlerine şöyle devam etti: “Hep aynı malzemelerle farklı yemekler yapmaya çalışıyorum. Yemek yapmak beni iyileştirmeye başladı. Resmen terapi ediyor. İçimde verdiğim psikolojik savaşın azaldığını hissediyorum yemek yaptıkça.

Ailesinin video çekmesine ilk günler karşı çıktığını söyleyen fenomen “İlk günler karşı çıkıyorlardı. Haklılardı. Sürekli yağ, un, şeker almaya hangi para yeter. Ama ben bir şekilde yapıyordum, hiç pes etmedim.

View this post on Instagram

Gece gece şekerim düştü en kısa sürede magnolia yapabilirm dedim 🥰🥰❤❤💞💞💞❤🥰 rica ediyorum lütfen Videyu beğenip yorum yaparsanız çok sevinirim çok önemli benim için yorumlar teşekkür ediyorum🥰🥰❤❤💞💞 Tarifi Muhalebisi için 1 litre süt 5 yemek kaşığı un 1 buçuk su bardağı şeker 1 vanilya 1 kase kaşar peyniri Varsa meyve ekleyin Biz burda peynirlii yaparız muhalebiyi mutlaka deneyin derim 🥰🥰💞❤ 1 paket petibör biskivi Yapılışı süt un şeker tencereye alınıp ocağa alınır kaynamaya başladıktan sonra içine içine kaşar peynir ve vanilya ekleyip ocaktan alıp peynir içinde eriyinceye kadar karıştırın sonra bisküvi un haline getirin bir bardağa 2 yemek kaşığı bisküvi 2 yemek kaşığı muhallebi koyarak yapın 4 kat tam olarak varsa meyve ekleyin servis edin 🥰🥰❤ #istanbul #izmir #turkiye #magazine #masterchef #şarkılar #muzik #müzik #magazinhaberleri

A post shared by Taha Duymaz (@tahaduymazz) on

Sosyal medyada çok linç yedim.”

Sosyal medya üzerinden malzeme gönderenler iyi ki var. Sosyal medyada çok linç yedim.

“Fakirsin, telefonun berbat, kamerası iğrenç, o mutfaktan bir şey yemem. Nasıl hasta olmuyorsun o mutfakta?” diyorlar. Oysaki mutfağım gayet temizdir.

Evlerinde televizyon olmadığı için herhangi bir şefi izleyemediğini anlatan Taha Duymaz, bir şefin kendisi İstanbul’a çağırıp eğitme isteği olursa kabul edeceğini de sözlerine ekledi.

“Belki yeteneklerimi gösteririm, para kazanırım.”

Durumumuz iyi olmadığı için “Belki yeteneklerimi gösteririm, para kazanırım” düşüncesiyle 2015 yılında YouTube kanalı açtım. Küçük bir telefon vardı, onunla çekiyordum. Telefon bozulunca kanalı silmek zorunda kaldım.

Sonrasında yine açtım, yine telefon bozuldu. 2019’da açtığımda aynı sorunu yaşamadım. Sonra baktım Instagram’a daha çok bakılıyor. Oraya da videolar çekip koymaya başladım. Kısa sürede takipçim arttı.

“Çırpma kabım bile yok, kovanın içinde çırpıyorum.”

Mutfağımızla el yıkama yerimiz ayrı bir yerde. Çok küçük, hareket etmek bile çok kısıtlı. Pes etmedim. Kendi kendimi geliştirdim. Yemek konusunda kimseden yardım almadım. İlk günler bozuk fırınla süper yemekler yarattım. Bir tane bile mutfak aracım olmadan çok şey başardım ve çok mutluyum.”

Taha Duymaz, “Çok istediğin bir mutfak eşyası var mı?” sorusuna ise “Hiçbir zaman “Şu mutfak eşyası benim olsun” demedim. İçimden bile geçmedi. Çırpma kabım bile yok, kovanın içinde çırpıyorum her şeyi. Tabii ki sınırlı imkanlar beni çok zorluyor ama bir yandan da cesaret veriyor.

 

1 Comment

  1. Furkan HATİPOĞLU 14 Haziran 2020 at 12:44

    Çok iyi ama 🙂

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir