Salgının Yarattığı Kaygılar Sizde de Başladı mı?

Hepimizin bildiği gibi şu sıralar bütün dünya bir salgın döneminden geçiyoruz.  Ben bu yazıyı yazarken Dünya geneli ölü sayımız yaklaşık 172 bin, ülkemizde vaka sayısı ise Sağlık Bakanlığı resmi rakamlarına göre 95,551 olarak biliniyor. Siz okurken neler olur bilmiyorum ama biz bu sayıların daha fazla artmamasını umuyoruz.

Koronavirüs tanımları internette, telefonda, televizyonda birçok alanda karşımıza çıkıyor. Kısaca açıklamam gerekirse; virüs 2019 yılında Çin’in Wuhan kentinde başlayan ve insandan insana bulaşması nedeniyle hızla tüm dünyayı saran, ateş, ishal, bulantı, öksürük ve nefes darlığı şeklinde belirtiler gösteren, ileri yaş veya farklı süreğen hastalıklarla beraber zararları ölüme kadar gidebilen bir hastalıktır.

 

 

Peki, bu günlerde sadece fiziksel olarak mı tehlike altındayız, yoksa psikososyal olarak neler yaşayabiliriz? İlk olarak toplum olarak alışkın olmadığımız günlerden geçiyoruz, öğrenciler okula gidemiyor,65 yaş üzeri sokağa çıkamıyor, bazı iş yerleri çalışmaya ara verdi, bazıları çalışma şekillerini ve sürelerini değiştirdi, hastane ,market,pazar,banka gibi yerlere gidişimiz, sokağa çıkışımız, kıyafetlerimiz bile bazı değişimler gösterdi. Bu günlerin bizlerde bazı etkilerinin olmaması şaşırtıcı olabilir. Bazı ruh bilimcileri göre bu dönemin kaygı, stres bozukluğu, endişe, depresyon, panik, bencillik, dürtüsellik, damgalama gibi etkileri de olabilir.

Bu dönemde kaygı hissetmiyorum diyen var mı acaba aramızda? ‘Hasta olursam neler olacak?’, ‘Yakınlarımdan birine bulaşırsa ne olacak?’ ,‘Bir yakınıma bulaştırır mıyım?’, ‘Bulaşırsa iyileşebilir miyim?’işte bu sorular kaygının bizler için bir göstergesi olabilir. Kaygı belli bir dozda insan hayatı için normaldir fakat fazlası kişinin uykularını kaçırabilir.

Pandemi sırasındaki kaygı durumunu ve sosyal destek etkisini incelemek için 630 kişi ile online olarak çalışan Prof. Dr. Emine Özmete’nin açıklamaları ise bazı açılardan şaşkınlık yaratabiliyor; araştırmaya katılanların %64.2’ si sürekli kaygı halinde, bununla beraber katılımcıların %70,6 ‘sı sosyal olarak destek görebileceği kişilerin olduğunu ifade ediyor. Özmete; kaygı düzeyi en yüksek yaş grupların 65 yaş üstü ve 19-24 yaş grubunun yani gençlerin olduğunu dile getiriyor ve eğitim düzeyi arttıkça kaygının da arttığını ifade ediyor.

 

KAYNAKLAR:

T.C Sağlık Bakanlığı, COVID-19 (SARS-CoV-2 Enfeksiyonu ) Rehberi Bilim Kurulu Çalışması,2020-04-21

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Salgın Hastalık Dönemlerinde Psikolojik Sağlamlığımızı Korumak Aileler İçin Çocuklara Yardım Rehberi,2020

Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği, COVID-19 (Korona) Virüs Salgını Sırasında Aile, Çocuk ve Ergenlere  Yönelik Psikososyal ve Ruhsal Destek Rehberi

Türkiye Psikiyatri Derneği Ruhsal Travma ve Afet Çalışma Birimi, Karantinan Ruhsal Etkileri ve  Koruyucu Önlemler,2020-04-21

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir