Öğrenci Evi Sorunsalları

Herkesin üniversite hayatında öğrenci evinde geçen bir döneminin olması gerektiğini düşünenlerdenim. Hemen hemen her üniversite öğrencisi de öğrenci evine çıkmak istemiştir diye düşünüyorum. Ama istenir şimdi haklısınız.

Bende istedim…

Ve Çıktım…

Her şeyin olduğu gibi bununda olumlu ve olumsuz yanları var tabi ki. Bu olumsuz yanların bir kısmı sadece erkeklerin yaşadığı evler için geçerli olabilir. Özellikle birinci ve ikinci kısım.

 

Öğrenci Evlerine Has Mikroorganizmalar

 

Kira kontratını imzalayıp taşınana kadar şu diyalog mutlaka gerçekleşir;

-Evi her hafta sonu bir kere temizleriz dimi

-Temizleriz tabi. Pislik içerisinde yaşayacak değiliz.

Eve çıktığınız ilk bir iki ay bu rutini uygulamak sizin için gayet kolay olacaktır. Bu rutinin bozulması sadece ev arkadaşının bir hafta sonu uygun olmamasına bakar. O işine gider, siz de dersiniz ki “aman ya bu hafta da yapmayalım benimde canım istemiyordu zaten”. Sonra ertelemeler başlar. Aradan geçen uzun sürenin sonunda ev temizlenir, koltuklar kaldırılır. Aman Allah’ım bu nece pisliktir. Dersiniz ki dünyayı gerçekten bakteriler yönetiyor. Yapmayın arkadaşlar o cümleyi kurmayın.

 

Bulaşık-Yemek Paradoksu

Eğer evinizde bulaşık makinesi yoksa kimse yemekten sonra çayını içmeden bulaşıkları yıkamak istemeyecektir. Çayını içtikten sonra da şöyle bir uzanıp dinlenmek ister herkes haliyle. Bir film açayım da hele yıkarız ya hallederiz etabı da bittikten sonra sabah derse gitmek için uyanırsınız. Ders biter aç açına uğraşmamak için temiz tencerede bir makarna pişirilir ve yenir. Sonra aynı erteleme süreci yeniden başlar. Ta ki evde yemek yapacak tencere tava, yiyecek tabak, çatal kalmayana kadar. Fakat bu durum sizin ertelemeniz için engel değil. Yemekleri dışarıdan söylemeye başlarsınız. Bu uzun bir süre devam eder. Bulaşık yıkanmadıkça yemek yapılmaz dışarıdan söylenir, dışarıdan söylendikçe bulaşık yıkanmaz. Ta ki banka hesabınız suyunu çekene kadar. Artık o kara gün de arkadaşınız üzerinde ikna yeteneğini kullanmak zorundasınız arkadaşlar. Bol şans…

 

Komşular…

Çok bekledim arkadaşlar. Çok bekledim şu fotoğrafta tepsiyi teslim alan amca olabilmek için. Ama bir türlü olmadı. Çocukluğumuzda sık sık duyduk  hepimiz “ev alma komşu al”, “komşu komşunun külüne muhtaçtır” gibi atasözlerini. Bazen keşke komşu alabilsem diyorum. Eğer bir aile apartmanında kiracıysanız en az bir komşu ile sorununuz olur arkadaşlar. Bazen gece ses çıkardığınızı, bazen eve girenin çıkanın belli olmadığı iddia edilir. Siz hep haklı olmak zorundasınız. Eğer banyonun giderini alt kata akıtırsanız komşu teyzeye söyleyecek pek bir şey olmuyor tabi. Paşa paşa cezasını çekiyorsun.

Arkadaşların Ders Çalışmıyorsa Sende Çalışamazsın

Bu yazılı olmayan bir kuraldır. Arkadaşların eğlenirken sen ders çalışmak istemezsin. Sen istesen bile onlar izin vermez. Odama geçip ders çalışacağım dersin yarım saat sonra kapıyı tekmeleyerek girebilir odaya ev arkadaşı işte atsan atılmaz satsan satılmaz.

Tüm bunların ötesinde dolu dolu bir üniversite hayatı ve ileride gülümseyerek hatırlayacağınız bir sürü hatıra ve beraberinde tümüyle kenetlenmiş bir dostluk bırakır. Tüm zorluklarına rağmen harika bir deneyimdir.

 

 

1 Comment

  1. Kusmuusunuzz 29 Nisan 2020 at 15:02

    Hahahahah ama sen beni harcamışın ortak Yalanlar:1: Komşulsr başlangıçta yemek getiriyordu ev arkadaşım getirilen tepsi üzerinde salata yaparken tepsiyi deldi😅Komşumuz kapıya dayandı vermedi kadının tepsisini😅 haliyle yemek alış verişide kesildi. 2:Yemek-bulaşık paradoksunda eklemek istediğim kısım var her bulaşık yıkamama mutlaka ocağıda siliyordum taki ev arkadaşım ocağı silmek ne diyene kadar 😅

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir