Mortgage Sistemi ve 2008 Küresel Finansal Krizi

Bu satırları okuyan herkes mortgage veya ipotek kavramını en az bir kere duymuştur. Bundan eminim… Fakat şimdi sizinle beraber mortgage sisteminin derinliklerine dalacağız. Eğer içinizden “yahu ne derinliği ne sistemi alt tarafı bir kredi türü mortgage dediğin” demek geldiyse ön yargılı davranmayın derim. Gelin finans piyasalarıyla ilgili olmayanların sadece rehinli konut kredilerinin kullandırıldığı yapı olduğunu zannettiği bu karmaşık sistemi beraber inceleyelim.

Mortgage Kavramı

Her ne kadar mortgage kelimesi Türkçede ipotek kelimesine karşılık geliyor olsa da bu sistem çoğumuzun bildiği ipotek kredilerinden daha farklı ve karmaşık bir yapıya sahiptir. Mortgage sistemi “tüketicilere ipotekli konut kredilerinin kullandırılması ve bu kredinin teşkil ettiği alacakların (yani kredi geri ödemelerinin) kurumun kendisi veya bir özel amaçlı şirket aracılığıyla piyasada alınıp satılabilir menkul kıymetler haline getirilmesi yoluyla ikincil piyasalara aktarılması” olarak tanımlanabilir. Daha anlaşılır olabilmesi için ikincil piyasa ve menkul kıymetleştirme kavramlarından bahsetmemiz gerekiyor. Lakin önce bu sistemin ne işe yaradığından bahsetmemiz gerekir. Mortgage sistemi sayesinde insanlar kira öder gibi gelirlerinin 1/3’ünü aşmayacak şekilde kredi geri ödemelerini yaparak ev sahibi olma fırsatını elde ediyor. Çünkü bu kredilerin geri ödemeleri oldukça uzun yıllara yayılmış krediler. Öyle ki ABD’de 40-50 yıllık konut kredileri bile mevcut. Hal böyle olunca insanlar kira ödemek yerine mortgage kredisi kullanmayı tercih ediyor.

Şimdi geçelim yukarıda bahsettiğimiz kavramların ne olduğuna. Piyasalar birincil ve ikincil piyasalar olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Bir menkul kıymetin ilk defa satışının yapılması bir birincil piyasa işlemi iken daha önce birincil piyasada işlem görmüş bir menkul kıymetin tekrar alım-satıma konu olması ise ikincil piyasa işlemidir. Daha anlaşılır olması için bir örnekle anlatalım. Örneğin XYZ A.Ş. finansman ihtiyacını karşılamak için piyasaya tahvil ihraç etti. Tahviller bir veya daha fazla kişi tarafından satın alındı işte bu işlem bir birincil piyasa işlemidir. XYZ A.Ş.’nin ihraç ettiği bu tahvillerden birini satın alan A kişisi tahvilini borsada B kişisine sattı. Bu işlem ise ikincil piyasa işlemidir. Mortgage sistemi açısından anlatacak olursak kredinin ilk defa banka veya İpotek Finansmanı Kuruluşu tarafından tüketiciye kullandırılması bir birincil piyasa işlemidir. Burada alacaklı olan taraf krediyi kullandıran bankadır, tıpkı örnekteki A kişisi gibi. Fakat bu alacakların menkul kıymet haline getirilerek satılması ikincil piyasa işlemidir artık alacaklı olan taraf banka değil bu menkul kıymetleri satın alan taraftır.

Mortgage Sistemi ve Menkul Kıymetleştirme

Menkul kıymetleştirme 20. yüzyılda ABD’de geliştirilen bir finansal tekniktir. Bu teknik “kredi veren bir kurumun aktifinde yer alan ve likit olmayan alacakların benzer nitelikte olanlarının bir araya getirilmesi ile kurumun kendisi veya özel amaçlı kurum aracılığıyla menkul kıymet ihraç etmesi ve menkul kıymetin dayanağını teşkil eden ödemelerin havuzda bulunan alacakların geri ödemeleriyle finanse edilmesi” olarak tanımlanabilir. Bu sistemle üretilen menkul kıymetler genel olarak Varlığa Dayalı Menkul Kıymet (VDMK) veya İpoteğe Dayalı Menkul Kıymet (İDMK) olarak adlandırılmakta.

Mortgage Krizi veya 2008 Küresel Finansal Krizi

İlk menkul kıymetleştirme uygulaması 1970 yılında ABD’de ipotekli konut kredilerinin geri ödemelerinin menkul kıymetlere dönüştürülerek yatırımcılara satılması yoluyla gerçekleştirildi. Bingo! İşte bu işlem modern anlamda mortgage sisteminin de ilk örneği olarak karşımıza çıkıyor.

İlk menkul kıymetleştirme uygulamasından sonra tabi ki arkası gelmiş ve 2000’li yıllara gelindiğinde bu sistemin hacmi özellikle ABD’de devasa büyüklüklere ulaşmıştı. Bankaların iştahı konut kredisi kullandırma konusunda açılmaya devam ediyor ve Amerikan Sermaye Piyasası Kurulu önlem almak yerine bu iştahı arttırmaya çalışıyordu. ABD’de artık yüksek faizlerle çok sayıda konut kredisi kullandırılıyor ve krediyi alanların ödeme gücünün olup olmadığı dikkate alınmıyordu. Zaten ödeme gücünün banka için bir önemi kalmıyordu çünkü banka kullandırdığı krediyi Lehman Brothers, Golden Sachs, Merrill Lynch, Bear Stearns, JP Morgan Chase ve Morgan Stenley başta olmak üzere yatırım bankalarına satıyordu. Neden önemsesinler öyle değil mi?

Kredileri devralan yatırım bankaları ise kredileri menkul kıymetler haline getirerek yatırımcılara satıyor ve geri ödenmeme riskine karşı kredileri sigortalatıyordu. Uygulanan bu politikadan dolayı ABD’de konut fiyatları hızlı bir şekilde artıyor insanlar ise konut satın almaya devam ediyordu. Böylece konut piyasalarında balon fiyatların oluşması çok gecikmedi ve fiyatlar aşırı derecede şişti.

 

Üstünden Tam 10 Yıl Geçti! 2008 ABD Ekonomik Krizinde Ne Oldu ...

 

2007 yılı mart ayına gelindiğinde kredi geri ödemeleri iyice aksamış ve birçok kredi batık duruma gelmişti. Tabi ki kötü haber gecikmedi ve bilançosunda büyük miktarda konut kredisi bulunduran Bear Stearns 1 milyar dolara JP Morgan Chase firmasına satıldı. Birkaç ay sonra FDIC IndyMac Bankasına el koydu. Ardından ABD Hükümeti devletin önde gelen ipotek finansmanı kuruluşlarından Fannie Mae ve Freddie Mac’e el koyduğunu açıkladı. Ardından en büyük dördüncü yatırım bankası konumunda olan Lehman Brothers 4 milyar dolar zarar açıkladı ve kendini satılığa çıkardı. FED Lehman Brothers için mali destek vermeyeceğini duyurdu ve bankanın batışına göz yumdu. Bu arada diğer bir önemli banka olan Merrill Lynch kendini Bank of America’ya sattı. Piyasalar ralli yapmaya devam ederken gözler konut kredilerini sigortalanmasında en önemli firmalardan biri olan AIG’ye çevrildi. FED piyasalarda zincirleme reaksiyon olabilme ihtimalini göze alamadı ve AIG’ye 85 milyar dolar para aktardı.

ABD’de başlayan kriz önce İzlanda’ya ardından da Birleşik Krallık’a sıçradı. Krizin etkileri tüm dünyada hissedildi ve yüzbinlerce kişinin işsiz kalmasına, milyonlarca kişinin ise yeniden yoksulluk sınırının altına düşmesine neden oldu.

Eğer 2008 finansal krizi hakkında daha çok bilgi edinmek isterseniz Inside Job/ İç İşler Belgeselini seyredebilirsiniz.

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir