Lavinia’ nın Hikayesi

Rivayete göre bir gün Özdemir Asaf bir organizasyona davet edilir. Bu organizasyonda şiir okumak için kürsüye çıkar ve şiirini okurken âşık olduğu kadın salondan ayrılır. Özdemir Asaf, bu duruma hayli içlenir ve dillerden düşmeyen, herkesin çok sevdiği o satırları yazar.

 

Lavinia

Sana gitme demeyeceğim.

Üşüyorsun ceketimi al.

Günün en güzel saatleri bunlar.

Yanımda kal.

 

Sana gitme demeyeceğim.

Gene de sen bilirsin.

Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,

İncinirsin.

 

Sana gitme demeyeceğim,

Ama gitme, Lavinia.

Adını gizleyeceğim

Sen de bilme, Lavinia.

 

İşte uğruna şiir yazılan ve dilden dile dolaşan Lavinia, Mevhibe Meziyet Beyat’tır. 2 Mayıs 1925’te İstanbul’da doğmuştur. Güzel Sanatlar Akademisinde okumuş ve öğrenimini bitirdikten sonra resim öğretmenliği ve stilistlik yapmıştır.

Güzel Sanatlar Akademisinde Mevhibe Meziyet Beyazıt’ı Rita Hayworth’a benzetmişlerdir. Onu kızıl kahve saçlarından ötürü “Gilda” diye çağırmışlardır.

Güzelliği dillere destan olan bu kadın 3 kişiyle evlenmiştir. Evlendiği adamlardan bir tanesinin Özdemir Asaf olmasını bekleyebilirsiniz. Fakat Mevhibe Hanım hiçbir zaman Özdemir Asaf’ a âşık olmamıştır. Ölmeden önce arkadaşlarına gönderdiği mektupta iki büyük aşkını Edip Hakkı Bey ve İlhan Selçuk olarak söylemiştir.

Mevhibe Hanım, bu şiirin kendisine yazıldığını belki hiçbir zaman bilmedi. Fakat Özdemir Asaf, her ne olursa olsun Türk edebiyatına bu önemli şiiri bıraktı. “Lavinia” şiiri bütün aşıkların yıllardır dillerine dolaştı, “Lavinia” yerini çoğu zaman başka isimler olarak aldı ve her zamanda almaya devam edecek.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir