Koronavirüs ve Psikolojimiz

 

Koronavirüs uzun bir süredir günlük hayatımızı etkiliyor. İlk ortaya çıktığı günden bugüne kadar her gün yaşanabilen belirsizlik durumu ruh sağlığımızı da tetiklemekte. Bu süreç hakkında üstünde duracağımız konular;

Neler yaşıyoruz? Neler bizi tetikliyor?  Nasıl önlemler alabiliriz?

İnsan “Yeni bir güne nasıl uyanacağım?” sorusunu bilmek ister. Yaşanan bu belirsizlikle beraber bilişsel çarpıtmalar, olumsuz otomatik düşünceler oluşabilir. Mesela sosyal medyada gördüğünüz bir haber sonucu hiçbir zaman evden çıkamayacağınıza yönelik inançlar geliştirebilirsiniz. Bu inançlar direkt olarak duygularınızı, duygularınız da davranışlarınızı tetikler. Bu tetikleme kişiyi kaygıya sürükleyebilir.

Bu dönemde ruhsal dalgalanmalar yaşayabilirsiniz. Bazen kendinizi bunalmış ve depresif duygular hissederken bulabilirsiniz.

Dış dünyadaki belirsizlik, iç dünyamızda ve ruh sağlığımızda da belirsizliklere neden olur. Belirsizliğin yaşattığı en büyük problem kaygıya ve strese yol açmasıdır. Bunun sonucunda konsantrasyon bozukluğu, uyku güçlükleri yaşama gibi sorunlarla da karşılaşabilirsiniz.

Aslında burada kilit bir nokta vardır; olaylara nasıl yaklaşıyoruz?

 

Zihninize gelen olumsuz otomatik düşüncelerin neler olduğunun farkına varın. O düşüncelerin neler olduğunu yakalayın. Sonrasında ise bu düşüncemin doğruluk payı ne, bu düşüncemi neler destekliyor gibi kendinize sorular yöneltin. İşlevsel olmayan bu olumsuz düşüncelerin yerini, yeni işlevsel düşüncelerle değiştirin.

Rutinlerinize dikkat edin. Rutinler gündelik yaşantıyı ve bununla beraber normallik hissinin geliştirilmesine destek olur. Rutin, sabah bu saatte uyanacağım, şu saatte uyuyacağım şeklinde değil ama en azından hayatınızda “yeni bir normallik” oluşturacak şekilde olmalıdır. Burada krizi fırsata çevirebilirsiniz. İlgi duyduğunuz veya yapmak istediklerinizi yapabilmek için uygun bir zaman.  Örneğin; evde spor yapmaya başlayabilirsiniz, yemek yapmayı öğrenebilirsiniz…

Gündemle yeteri kadar ilgilenin fakat geri çekilmesini de bilin. Neler olup bittiği konusunda merak edip devamlı sosyal medyayla, haber siteleriyle meşgul olmak  sizi kaygıda kilitleyebilir. Bu konuda güvenilir kaynaktan bilgi almak ve yaşanan bilgi kirliliğinin önüne geçmek, olumsuz duygularınızın da önüne geçebilir. Kendinize birkaç güvenilir kaynak bulup sadece bu kaynakları takip edebilirsiniz.

Duygularınızı paylaşın. Duygusal yakınlık kurduğunuz kişilerle yaşadığınız süreç hakkında neler hissettiğinize dair paylaşımlar yapmak, iyileştirici bir etkiye sahiptir. Duygularınızı bastırmak yerine onları ortaya koyun. Paylaşımda bulunmak, duygularınızla baş etmekte size  yardımcı olur.

 

Bunların yanında çay ve kahve tüketiminizde aşırıya kaçmamaya özen gösterin. Kafein kaygı durumunuzu artırabilmektedir.

Peki koronovirüs sürecini atlattıktan sonra bu duygu durumu devam ederse ne yapmalı?  Psikopatolojik semptomların devamı halinde mutlaka bir uzmandan yardım alın. Çünkü koronavirüs bu duygu durumunu yalnızca tetiklemiş olur. İnsanın dönüp aslında neyle savaştığını görmesi gerek.

Dünyanın her yerinde sizinle aynı durumu paylaşmakta olan milyonlarca insan var. Yalnız olmadığınızı bilin ve evde kalmayı unutmayın.

 

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir