Kayıplara karışanlar: ATLANTİS

Kayıplara karışanlar: ATLANTİS

Atlantis, Platonun Timaeus ve Critias adlı eserlerinde geçen diyalogların dikkat çekmesi ile incelenmeye başlıyor. Bu eserlerdeki diyaloglardan çıkanlara göre bu uygarlık bir ada uygarlığı ve  Atlantik Okyanusu üzerinde bulunmakta, Libya’dan , Asya’ ya kadar uzanmakta, dünyanın pek çok bölgesini fethetmiş ve Atina fethinde başarılı olamamış, deprem  sonucu okyanusa batarak ,kayıplara karışmış. Platon eserlerinde bu adanın büyük bir imparatorluk olduğunu, çevresinde 3 katmanlı bir su hendeği yapısının ve bu su hendeklerini denize bağlayan bir yapının bulunduğunu anlatır.

Platon eserlerinde Atlantis’ten teknolojik açıdan çok ilerlemiş fakat ahlaki açıdan geri kalmış bir uygarlık olarak bahsediyor.  Bazı araştırmacılar da bunu destekliyor ve Mısır’a medeniyetin onlar yoluyla gittiğini varsayıyorlar. Bunu destekleyecek bir kanıtlarının olduğunu da söylüyorlar. Bunu Saint Petersburg Müzesi bünyesinde bulunan ve en eski papirüslerden olduğu düşünülen papirüslerin birinde firavunun bir grup araştırmacıyı Mısır’a bilgeliği getiren atalarını araştırmak için gönderdiğinin yazdığı ve bunun dışındaki hiyeroglif ve papirüslerde de  sık sık Atlantis’e değinildiğini öne sürerek savunuyorlar.

Kanıt olarak sunulabilecek bir diğer nokta ise benim de biraz ilgimi çekti. Heinrich Schliemann’in Çanakkale’de bulduğu iki eserin( Baykuşlu Vazo ve Kuş Sfenksi) üzerinde yer alan bir ithaf:  Atlantis Kralı Kronos’tan..

Atlantis hakkında birçok efsane de bulunuyor. Bunlar üzerinde cüceler ve devlerin, bazı mitolojik yaratıkların bulunduğu, insanların yaşam gücü denilen bir enerjiyi kullandığı, Yunan Mitolojisindeki tanrıların aslında burada bulunduğu gibi örneklendirilebilir. Bunlar dışında bazı söylentiler de var, su altından, uçağa pek çok aleti önceden keşfettikleri, Amerika  kıtasına ilk onların ayak bastığına , bir kristal ve ona yansıyan güneş üzerinden  enerji sağladıkları, çok gelişmiş savaş silahları kullanmaları şeklinde kısaca açıklayabilirim.

Varlığına dair efsaneler ve olabilir görüşü ile bakılan söylentiler sonrasında yok oluşu hakkında fikirlere de biraz bakalım dersek yok oluşumunun genel olarak 1 gecede olduğu düşüncesinin hakim olduğu görülüyor.  Bu yok oluşun sebebi kimine göre bir deprem, kimine göre üst üste yaşanan tsunamiler, kimine göre ise kendi geliştirdikleri teknolojiyi kötüye kullanmaları olarak değişiklik gösteriyor.

Atlantis’in var olduğu düşüncesi ile yola çıkan araştırmacılar , Atlantis’in nerede olabileceğine dair pek çok fikir üretmişler.

  • Hartford Üniversitesi önderliğindeki araştırma ekibi İspanya’nın kuzeyinde kumul düzlüklerinin altında olduğunu savunuyor.
  • İngiliz bilim insanları Kuzey Atlantik’te bir kara parçası keşfetmiş ve bunun Atlantis olduğunu savunuyor.
  • Teksas Güney Metodist Üniversitesi önderliğinde Pasifik okyanusu ve çevresinde yapılan araştırmalarda Pohnpei Adası üzerinde kalıntılar bulunduğu öne sürüldü.
  • Bir çok profesöre göre ise Atlantis, Antarika’da olabilir çünkü Atlantis’in bulunduğu düşünülen çağda Antarika’nın çoğunun buzlarla kaplı olmadığı düşünülüyor.
  • Atlantis hakkında pek çok araştırması ve eseri olan Ignatus Donnely ise Atlantis’in Azor Adaları’nda olduğunusavunmuştur.
  • Robert Sarmass ise efsanelerde yer alan fiziksel işaretleri inceleyerek Doğu Akdeniz’de olabileceğini savunmuştur.

Yapılan bir çok araştırma Atlantis’in varlığını kabul ederek yola çıkıyor fakat bazı bilim insanları ise Atlantis’in Platon’un ideal devlet düzenini anlatmak için kullandığı bir sembol, bir ütopya olduğunu ifade ediyor. Hakkında 70’den fazla eser bulunan ve yüzlerce araştırmanın konusu olan Atlantis gizemini bir çoğumuz için  hala koruyor.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir