Hiçbir Şey Korku Kadar Hızlı Yayılmaz! (Contagion – Salgın)

Contagion (Salgın), Steven Soderberg’in yönettiği, Scott Z. Burns’ün senaryosunu yazdığı, 2011 yılı yapımı dram, bilimkurgu, gerilim türünde sinema filmi. 2011 yılında vizyona giren Contagion (Salgın) adlı film, vizyona girdiği sıralarda gişede büyük bir başarı elde edememişti. Ancak yakın zamanda içinde bulunduğumuz son durımun da etkisiyle Google’daki aranması hızla artan bir film haline geldi.

Contagion (Salgın)’un yapım şirketi Warner Bros, filmin koronavirüsün neden olduğu Covid-19 hastalığı ortaya çıkmadan önce kataloglarında 270. sırada bulunduğunu, virüs çıktıktan 3 ay sonra ise bünyesinde Harry Potter’ın bulunduran yapım şirketinin en çok aranan filmleri arasına girdiğini söyledi.

[ilgiliMakale icerik_id=”1482″]

Contagion (Salgın)’ın tekrar popüler olması filmin senaristi Scott Z Burns’ün de şaşırmasına sebep oldu. Aslında içinde bulunduğumuz şu günlerde pek de şaşırtıcı bir durum olmamalıydı ama yine de senaristimizi şaşırtmış acaba daha da fazla mı izlenirdi diye hayal etti de buna mı şaşırdı ki sorusu da zihinler de canlanmıyor değil.

Senarist, Fortune dergisiyle yaptığı röportajda, filmde izleyiciye göstermek istedikleri fikrin toplumun epidemik salgınlara karşı ne kadar savunmasız oluşuymuş. Sağ ol Scott amca tam yerine değindin ha. Sonra ekiyor Scott amcamız “Filmimizle koronavirüs arasında bulunan benzerlikler tesadüften ibaret ve gerçekten o kadar da önemli değil.” Önemli değil mi farkında mısın filmi yaşıyoruz heyyyy!!

[ilgiliMakale icerik_id=”1260”]

Kafalarda komplo teorileri oluşuyor ama sadece teori 😊

“Bundan daha önemli olan konu ise hızla yayılan virüse karşı toplumun nasıl tepki verdiği ve bunun insanlar üstündeki etkileri” diyor ardından bakın bu çok ama çok doğru.

[ilgiliMakale icerik_id=”2104″]

O yüzden herkes kendi önlemini almalı sosyal izolasyonu sağlamalı ve evde kalmaya devam etmeli mecburiyet dışı dışarıya çıkmamalı değil mi?

[ilgiliMakale icerik_id=”1664″]

Sosyal mesajda verildiğine göre röportaj detaylarına devam edebilir sanırım.

Contagion (Salgın) filminin popülerliği aynı zamanda, senaristin filmi yazarken senaryoyu bilimsel gerçekliklere dayandırma isteğinden kaynaklanıyor olabilir. Ne de olsa Senaristimiz, filmin senaryosunu yazarken WHO’ya danışıp aynı zamanda çeşitli virolog ve epidemiyolojistlarla iletişime geçmiş. Emeğine de değmiş sanırım. Tebriklerimizi sunuyoruz.

“Bu konudaki uzmanlarla konuştuğumda, salgının ne olduğu değil, ne zaman olacağı önemli demişlerdi.” Diye ekliyor. Evet ne zaman olduğu ve nasıl karşılandığı önemli olan değil mi?

Peki neden bu kadar bir anda patladı sadece salgını anlatması mı nedeni? Filmin içeriğine baktığımızda korkutucu benzerlikler var! Dikkat filmi izlemeyenler varsa şimdiden uyarıyorum ağır spoiler içerir.

Filmde Gwyneth Paltrow’ın canlandırdığı bir iş kadın olan Elizabeth “Beth” Emhoff, Çin seyahati sırasında kaptığı esrarengiz ve öldürücü bir virüs sebebiyle hayatını kaybediyor. Salgının Çin’den kapılan bir virüs dolayısıyla yayılması, koronavirüsle aralarında bulunan benzerliklerden sadece biri. Çin, virüs, ölüm bence daha fazla spoiler yemek istemiyorsan izledikten sonra yazıya devam edebilirsin. Küçük bir tavsiye 😊

Paltrow’un oynadığı karakter MEV-1 adını verdikleri virüsü, yarasadan virüs kapmış bir domuzdan alan bir Hong Kong şefiyle el sıkıştıktan sonra alıyor. Ne yarasa mı bu da mı? 😳

Filmde bahsedilen MEV-1 virüsü ve koronavirüsün benzerlikleri arasında iki virüsünde ilk başta solunum yolundan vücuda girerek, insan bedenini etkilemesi bulunuyor. Solunum yolu mu? Nefesin şimdiden kesilmeye başladı bile. 😲

Virüsü kapan karakterimiz eve döndükten bir süre sonra ciddi bir şekilde hastalığa yakalanıp ölüyor. Oğlu da yakın bir zamanda hastalığa yakalanıp ölüyor ancak filmde eşini canlandıran Matt Damon’ın filmde canlandırdığı karakter, hastalığa karşı bağışıklık gösteriyor. Şükür bağışıklık kazanan birisi demek ki hala umut var 😊

Asya’da hayvanlardan insanlara geçerek ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılan bir salgını konu edinen bu filme danışmanlık yapan 67 yaşındaki virolog Profesör Doktor Ian Lipkin, Financial Times gazetesine verdiği röportajda bugünkü durum için “Başımız belada” diyor.

Steven Soderbergh’in yönettiği, senaryosunu Scott Burns’ün yazdığı Contagion (Salgın)’a danışmanlık yapan Dr. Lipkin, film gösterime girdiğinde Amerikan Salgın Hastalıklar Kontrol ve Önleme Merkezi’ne (CDC) başvuruların da büyük oranda arttığını ve filmin birçok kişide salgın hastalıklarla ilgili çalışmalara katılmaya teşvik ettiğini söylüyor. İyi bir şey mi bu anlamadım. Röportajın devamında Profesör Lipkin, “Bu işin daha ne kadar yayılacağını hiç kimse bilmiyor. Dünyanın üçte birine de yayılabilir, tüm dünya nüfusuna da yayılabilir. Biz yalnızca rakamlar üzerinden spekülasyonlar yapıyoruz” diyor. Ah bu belirsizlik yok mu? Asıl bizi bitiren şey bu zaten.

Contagion (Salgın) filmi popüler kültürde salgın yaşanacağı kaygılarının bir uyarısı gibi değil mi? İzlenme oranları son dönemde artan bu film bazı psikologlara göre de bugün yaşananları kabullenmek ve anlamak için de faydalı olabiliyormuş. Medya Psikoloji Araştırma Merkezi’nden Dr. Pamela Rutledge, film için “Yalnız olmadığımızı hissettiriyor. Bu tip hikayelerde bir çözüm olduğu anlaşılıyor. Dolayısıyla kaygılarımızı bir bakıma böyle ifade edebiliriz. Zombi filmleri olsun, ya da Contagion (Salgın) gibi filmler olsun, birçok kaygıyı tetikliyor ama sonunda çözüme kavuşuyor” diyor. Fielding Graduate University’de de ders veren Dr. Rutledge, ruh sağlığı açısından koronavirüsle mücadele etmenin kolay olmadığını, çünkü tsunami felaketleri veya 11 Eylül saldırıları gibi görünenlerin aksine ‘görünmez bir tehdit’ oluşturduğunu söylüyor. Ah o görünmez yeşil küçük şeytanlar. Rengi yeşildir diye düşündüm. Kokuşmuş mahlukatlar için başka renk canlanmıyor zihnimde nedense. Tehlikeyi görememenin de durumun kontrol altına alınamadığı kaygısını doğurduğunu ifade eden Dr Rutledge, bu tehdide karşı sosyal mesafe uygulamasının da birçoklarına ‘doğal gelmediğini’ anlatıyor. Ahh ahh seninle oturup kahve içerken ben onu görmüyorum ki neden korunayım diyen insanlar üzerine veyahut bu konuyu gripmiş gibi düşünen insanlar hakkında uzun uzadıya konuşmayı çok ama çok isterdim Dr Rutledge. Duy sesimi ve gel beni bul tabi sınırlar açılınca hemen olasına gerek yok 😊

Dr. Rutledge Contagion (Salgın) gibi filmlerin önemine ilişkin de “Filmler şimdi bize sabit bir mevcudiyet sağlıyor. Bir kapanış, son yaratıyor” diyor. Son mu sonumuz geldi mi ya hani daha kahve içecektik? İşin şakası bir yana son zamanlarda bu tarz filmlerin izlenme oranının neden arttığı ortada hepimiz bir çıkış yolu arıyoruz psikolojik olarak. Bu günlerin en kısa zamanda geçmesi dileğiyle…

Filmle günümüz durumu hakkında yer alan benzerlikler sadece bu kadar değil bu arada izleyince ne demek istediğimi anlayacaksınız. İzlemediysen zaten çok boş zaman var izle ve film hakkında da yorum yapmayı unutma belki daha ilginç bir noktayı sen fark edeceksin.

Ve unutmayın hiçbir şey korku kadar hızlı yayılamaz 😉

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir