Günümüz Dünyasından Hayvanlara 3 Farklı Bakış Açısı

İnsanların en eski ekonomik faaliyeti avcılık ve toplayıcılıktır. Bu faaliyet bir veya daha fazla insanın belirli yöntemler ve araçlar yardımıyla hayvanları avlayarak, etinden ve derisinden yararlanması olarak tanımlanabilir.

İlerleyen yıllarda insanlar köpek, koyun, domuz, at gibi hayvanları evcilleştirmeyi başarmış. Etinden, sütünden ve derisinden faydalanmış, savaşlarda yararlanmış, yükünü taşıtmış, sürülerinin saldırılardan korunmasını sağlamış. Git gide aramızdaki ilişki daha da kuvvetlenmiş ve vazgeçilemez hale gelmiştir. İnsanların hayvanlara karşı sergilediğini gözlemlediğim 3 temel bakış açısını sizlerle paylaşmak istedim.

1. Ticari Bakış Açısı

Dünya nüfusunun önemli bir kısmı geçimini hayvancılık faaliyetleri ile sağlıyor. Koyun, keçi, deve, inek, manda, tavuk, hindi, köpek, kedi, kuş, at, eşek ve daha bir çok hayvan bu ekonomik faaliyetlerin konusu. Geçimlerini hayvanlar sayesinde sağlayan insanlar için hayvanlar çok değerlidir. Çünkü sağlığına bir zarar geldiğinde kendi geçim derdi başlayacaktır. Onun için bu insanlar için bakmaktan sorumlu olduğu hayvanlara iyi bakmak elzemdir.

2. Duygusal Bakış Açısı

Bazılarımız diğerlerine göre nispeten hayvanlara daha düşkün. Onlarca kedi, köpek, kuş, balıkla birlikte yaşayan, onları evlerinde misafir eden, çantasında sokaktaki dostlarımızı doyurmak için mama taşıyan ve içten içe dünyanın bütün hayvanlarını kucaklamak isteyen insanlar var. Bu insanlar iyi ki var. Birazdan anlatacağım bakış açısının doğurduğu negatif sonuçlar bu insanlar sayesinde bir nebze de olsa çözüm buluyor.

Hayvan beslemenin sorumluluk bilinci yarattığı, sosyalleşmeyi kolaylaştırdığı, dostluk kurabilmeyi kolaylaştırdığı gibi bilinen ve bilinmeyen bir ton faydalı özelliği var. Bazı insanlar sırf hayvanları sevdikleri için bu faydaları sonuna kadar kullanıyorlar, çokta iyi yapıyorlar. Herkesin tecrübe etmesi gerek bence. Herkesin tecrübe etmesi gerek dediysem hayvanları bir ay besleyip sokağa salın demiyorum tabi ki. Kararlılık ve sorumluluk bilinci çok önemli bu noktada.

3. Hayvani Bakış Açısı

Bunun başlığını neden böyle yaptım birazdan anlayacağınızı düşünüyorum. Sosyal medya da haberlerde sık sık görüyoruz, çevremizde şahit oluyoruz. Öyle insanlar var ki hayvanlara karşı düşmanlık besliyorlar. Bir hayvan türünün kendi içinde veya diğer türlerle mücadele etmesi gayet normal, çünkü böyle olması gerekiyor, bu doğanın kanunu. Fakat

21. yüzyılın en gelişmiş türü olan, bazı metinlerde sapiens (zeki) olarak adlandırılan bir türün üyelerinin hayvanlarla mücadele etmeye çalışması, sokakta yatan bir hayvanı zehirlemesi, türlü yollarla rahatsız etmesi veya evinde beslediği bir hayvana işkence etmesi anlayabildiğim veya nedeni şudur diyebildiğim bir durum değil. Gelişim sürecinde bazı noktalar eksik kalmış, sapiens olamamış bir türün üyesi olması gerek başka bir açıklama bulamadığım için başlık bu şekilde gelişti.

Gerek ahlaki, gerek dini, gerek bilimsel metinlerde hayvanlara eziyet edilmemesi gerektiği açıkça vurgulanmış olmasına rağmen böyle insanlardan binlercesi dolanıyor sokakta. Bu insanların ne gerçek bir ahlaki, ne gerçek bir dini ne de gerçek bir bilimsel eğitimi olmasa gerek ki hala karşılaşmak mümkün. Eğitim şart…

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir