Bu Afetler Kıyametin Habercisi Mi?

Kimilerine göre kıyamet günü bugünden 8 yıl önceydi, 2012 de dünyanın sonuna gelmiştik ve o gün gelmeden insanlarda bir panik vardı. O günlerin öncesinde hiç bir afet yoktu, ne büyük deprem, ne seller, ne çığ ne de salgınlar bunlar olmadığı halde kıyamet senaryoları yazıldı. Sizce çok tanıdık değil mi? Bana kalırsa kıyamet için en uygun ortam bugündür, çünkü 2020 başka bir sene olmuştu bizim için ve her gün gittikçe afetler artıyordu. Bu nedenle insanlar için kıyamet senaryoları yazmak en kolay şekilde inanacak ve uydurma oranı yüksek alan. Peki bu işi geriden alıp başlamış olmamız konunun ne kadar geriye gittiğini size göstermek içindi. Bakalım daha ne kadar geriye gidebiliriz, gidelim mi?


Geçmişe dönük bir ilerleme yapalım, yazılan senaryo ve uydurulan geniş hikayeler sürekli olmuştur. Bu senaryo Avrupa’da yazıldı, Osmanlı döneminde yazıldı, Selçuklu döneminde yazıldı, Abbasiler, Emeviler, Büyük Halifeler bile bu senaryoları yazıp yalan uyduranlara karşı savaşlar yapıldı. Hatta bu hurafeler, peygamber efendimiz vefat ettiği günden itibaren ortaya atılmaya başlandı, nasıl mı? Peygamber vefat etti ve insanlara kıyametin geldiğini söyledi bazıları çünkü o insanlığı uyardı uyarılarına uymadılar helak olacaz afetler geliyo diye birçok uydurma haber yayıldı. Evet bu konuda yalan hadisler bile uyduruldu ve insanlara kıyamet afetleri hakkında yalan yanlış bilgi verdiler. Bu şekilde insanların başlarına bir afet geldiği zaman kendilerine sığınacak bir fikir görüş ve bilgi arıyorlar, insanları bu zor zamanlarda cezbedici olan fikir ise felaket senaryoları olacaktır.

Ne dersiniz günümüze gelelim mi? Bence bir bakalım neler var elimizde, geçmişten günümüze yazılan sürekli felâket tellalığı yapılan bir oyun var, buna yalan olsa bile inanan veya inanma ihtiyacı hisseden insanlar var. Peki çözüm nedir? Her dönem bu senaryo yazanlara dur demek mi? Bu yalan ve yanlış senaryolara inanan veya inanma ihtiyacı hisseden insanlara bilinç vermek ve onlara neyin ne olduğunu anlatmak mı? Günümüz dünyasında yazılan senaryo nedir bakalım, en temele inerek gidelim. Afetler, kötülükler, İnsanlık bozuldu diye söyleyenler, ahlaksızlık artıyor diyenler, israf vardı diyerek birçok dini temele dayalı sonuç sunulmuş. İnsanlar bir bakıma başlarına gelen afeti bir imtihan olarak görmüş gibiydi, tanrıdan gelen bir uyarı mesajı diye düşünüyor ve kaderci bir bakışla affedersiniz Allah’a atıyor suçu. Peki bu çözüm olabilir mi? Tabi ki hayır, çünkü bu zamana kadar yaşanan afetler, salgınlar, ölümler vs. bunlar üzerine yazılan tüm senaryolar, bakılan fallar, gelecekten bahsetmeler yalanlandı ve yalanlanmaya devam edecektir.

Senaryo demek yaşanan dünyamız için bir çeşit rol biçmek gibidir, bu insanlar tarafından gelecek üzerine bir vaad, bir haber veya bir gelecek görme tarzında söylenenler sizi inandırmasın. İnsanlar kendi hakimiyetleri olmayan dünyaya bir rol biçemezler ve olacakları bilemezler. Dünya tarihi milyarlarca yıldır bu senaryo yazanlarla doludur ve hepsi yazdıkları senaryoyu en fazla hikaye, öykü veya film olarak gerçekleştirmiştir. Çünkü geleceği, dünyanın rolünü, insanlığın sonunu, kıyametin ne zaman geleceğini, ne şekilde olacağını Allah’tan başka kimse bilemez ve tahmin edemez. Peki Allah insanlara dünyanın sonunu kıyametin geldiğini haber verebilir mi? Evet, Kur’an’ı Kerim‘in bazı yerlerinde kıyamet alametleri veya kıyametin habercisi olacak olaylardan, tefsir edildiği zaman kimi alametleri gerçek, kimi olaylar mecaz anlamda bahsedilmiştir. Kıyamet günü hakkında Kur’an’ı Kerim’in Azhab suresi 63. Ayetinde şöyle geçmektedir;  “İnsanlar senden kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. “Bunun bilgisi yalnızca Allah katındadır” de. Nereden bileceksin, belki de kıyamet yakında olacak.” İşte yüce Allah bu ayetinde kıyamet hakkında bilgi sadece kendisine ait olduğunu söylüyor. Kimi inanmadığı, kimi merak ettiği için, kimileri alay etmek maksadıyla, bazıları ise korktuğu ve hazır olmak istediği için devamlı kıyamet üzerine konuşurlar, birilerinden onun ne zaman kopacağını sorar dururlar. Hz. Peygamber de bu soruya defalarca muhatap olmuş, bazen kendi sözü (hadis) bazen da âyetlerle şu cevabı vermiştir: Kıyametin ne zaman gerçekleşeceğini yalnız Allah bilir, bu bilgiyi bana dahi vermemiştir.
“Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir” kıyametin kopacağı kesindir, ve insanlar kıyamet senaryosu yazarak veya yazılanlara inanarak kendi bilgileri dışında olan bir şeye inanıp uyduruyorlar. Günümüzde olan bu alâmetleri bizden öncekiler de yaşadılar, yaşadıkları zaman içinde her zaman senaryoları yazanlar oldu ve insanları kandırdı. Bizleri bu senaryoları yazanlar kandırmaya çalışıyor ve bazı şeylere karşı zayıf düşürüyor, kıyamet yaklaştı diye insanların psikolojik sorunları oluşuyor hatta aile içinde sorunlar oluşuyor bu sorunlara karşı bize tek çözüm noktası görünüyor. Kıyamet günü hakkında bilgi sadece Allah’a aittir ve geri kalan tüm uydurma, hurafe, tahmin veya senaryolar yalandan ibarettir.
Bilim olarak yaşanan bu afetlerin dünyaya verdiği zarar üzerinde duracak olursak, yaşanan birçok afeti insanlar kendileri bilerek veya bilmeyerek yapıyorlar. Günümüz dünyasında doğaya insandan daha fazla zarar veren başka hiçbir şey yoktur ve insan doğaya müdahale ettikçe doğanın düzeni bozulur, doğa birçok yerden açık verir denge bozulunca afetler meydana gelir. Peki insanlar bu afetlerin dünyaya verdiği zararın temelinde kendisi olduğunu ne kadar biliyor ve ne kadar hatasını anlıyor. İşte çok zor değil bunu göz önünde bulundurarak yazılacak tüm senaryolar boşa çıkaracaktır, çünkü kıyametin vakti ve bilgisi yalnız Allah’a aittir. Yaşanan bu afetlerin sorumlusu insan ve doğa olacaktır, doğaya müdahale ettikçe doğanın tepkisi insanlık üzerine olacaktır. İşte bu konuda en basit haliyle insanın orman yangınlarına örnek verelim buna binlerce örnek verebiliriz, evet gelin bunu şu şekilde netleştirelim; “İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah -dönüş yapsınlar diye- işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.” Kur’an’ı Kerim’in Rum Suresi 41. Ayeti hükmünce kişinin kendi elleriyle yapıp ettikleri doğaya zarar veren şeyler yine kendisine tattırmak için geri gelecektir. Kıyamet hakkında bu güne kadar afetlere dayanarak yazılanların hepsi senaryo olmaya mecbur ve sadece yalan olarak kalacaktır. İnsanların kendi kendine yapıp ettiklerinden ders alması gerekirken başlarına gelen afetlere karşı sorumluluk alarak çözüm üretme yerine senaryoları yazmak çok saçmadır. İnsanoğlunun bu olumsuzlukları yaşaması yine onların eğriyi doğrudan ayırt etmeleri için tanınmış bir fırsat ve insanın dünya hayatındaki varlık sebebi olan sınavın toplumsal boyutu olarak değerlendirilmeli ve herkes insanlığın bu ortak serüveninden dersler çıkarmalıdır.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir