Bitmemiş Meseleler: Zeigarnik Etkisi

Geçmişte yaşanılan herhangi bir tamamlanmamış olayın, tamamlanmış bir olaya göre daha kolay hatırlanması, unutulmaması durumudur. Zeigarnik etkisine, ‘Yarım Kalmışlık Sendromu‘ da diyebiliriz.

Sovyet psikiyatr Bluma Zeigarnik tarafından, bir restoranda yapılan gözlem sonunda bulunmuştur. Restorandaki garsonların siparişlerini sadece servis boyunca hatırladığını fakat servis tamamlandıktan sonra siparişleri hafızalarından sildiğini fark etmiştir. Bu konuda çalışmalar yapmıştır ve sonunda bitirilmemiş işlerin beyni meşgul ettiğini, iş bitince beynin kendini meşguliyetten kurtardığını söylemiştir.

Yaşamda yarım kalan, karara bağlanmamış ve sonlandırılmamış tüm konular, zeigarnik etkisine yol açabilmektedir.

Peki bu etki günlük hayatımızın neresinde?

→Mesela sınavdan çıktıktan sonra yanlış yapılan bir soruyla ilgili  “Keşke başka bir yolla yapsaydım.” şeklinde düşünceler sürekli olarak geçebilir. Yapılan doğrulardan çok, yanlışlara odaklanılır. Çünkü beynin sorumluluk duygusu devreye girer. Yapılması gereken iş, yarım bırakılmış gibi gelir.

→ Bunun yanında unutulmayan aşklar da tabii ki zeigarnik etkisi olabilmektedir. Yarım kalan aşk hikayesinin unutulmamasının sebebi kişinin mutlaka bir son yazma ihtiyacı duymasıdır. Çoğu zaman algılar ‘mutlu son’ olmasına yönelik hikayeler oluşturacağı için bu durum daha dramatik hale gelmektedir.  Fakat bunlar kişiyi saplantılı hale getirmekten başka bir işe yaramaz.  Bunun yanında bu etkinin devamı halinde, yeni bir ilişkide devamlı karşılaştırmalara gitmek veya ne istediğini anlayamama gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

 

→ Haber manşetlerindeki tamamlanmayan, abartılı başlıklar da bu etkiyi oluşturmak adına yapılmaktadır. Tamamlanmayan iş, merak güdüsünü ortaya çıkartmaktadır. Yarım kalan haber, ilgi çekmektedir.

→ Yapılan alışveriş listesindeki tek bir ürünün bile eksik olması sonucu yaşanılan gerilim, söylemeyi yarım bıraktığınız şarkının gün boyu dilinize takılması, bir reklamdaki hikayeyi bitirmemek ve hatta Kürk Mantolu Madonna kitabında Raif Efendi’nin yarım kaldığı için bir türlü unutamadığı aşkı Maria Puder… bu etkiyi daha bir çok yerde görebiliriz.

Bu etkiden nasıl çıkabiliriz?

Zeigarnik etkisinden ne derece etkileneceğiniz, kişilik özelliklerinize bağlıdır. Örneğin sonuca odaklı bir yapınız varsa muhtemelen bu etkiyle daha büyük oranda karşılaşacaksınız. Bu durumdan çıkmayı aslında bir beceri kazanmak olarak adlandırabiliriz. Kabullenmek ve şu anda kalmak.  Geçmişe dönüp, tamamlanmamış işimizi bitiremeyeceğimize göre neler olup bittiğinin farkına varmak atılabilecek ilk adımdır. Kabullenmek, içinde bulunduğumuz koşulları, benliğimizi, bundan sonra neler yapabileceğimizi; tüm bu yaşanılanları kimseyi suçlamadan, taraf tutmadan, bahane uydurmadan değerlendirmekle olabilmektedir. Özetle bilinçli farkındalık (mindfulness) bu konuda etkilidir.

Bilinçli farkındalık, en basit anlatımıyla şimdiki zaman farkındalığıdır. Şimdiki zamana yönelmeyi vurgulayan psikolojik bir süreçtir.” Bu kavram Gestalt kuramcılarının “şimdi ve burada” kullanımına benzemektedir.

→Tüm bunların yanında zamanın duyarsızlaştırma etkisi sayesinde de bu etkiden çıkabilmek mümkündür.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir