Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi

Cumhuriyet tarihinin ilk oyuncak müzesi olma unvanına sahip olan oyuncak müzesi Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti olan Ankara’da bulunmaktadır. 20 Nisan 1990 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr. Bekir Onur tarafından kurulmuştur. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından denetimleri yapılmaktadır. Müze ufak bir alana sahip ve bağış yoluyla toplanan oyuncaklara ev sahipliği yapmaktadır. Müzenin içerisinde oyuncaklar vitrinlerde sergilenmektedir. Vitrinlerin her biri bir oyuncak temasını sergilemektedir. Müze üç kısımdan oluşmaktadır. Bunlardan ilki giriş kısmı ve girişte sergilenen oyuncakladır. İkinci kısımda geçmek için girişten solda bulunan koridoru kullanmaktayız. Üçüncü olarak gelen küçük yaş gruplarının etkinlik odası bulunmaktadır. Bunlara ek olarak bir adet kütüphanesi de yapının içerisinde mevcuttur. İkinci kısımda bizleri 14-15 vitrin karşılamaktadır. Burada bulunan oyuncaklar ivedilikle sıralanmışlardır. Sergilenen oyuncaklardan bu yazıda iki vitrinden bahsedeceğim.

Bunlardan ilk jülyet altın koleksiyonudur. 1950 yıllarına kadar dayanan bu oyunların olduğu vitrinin en değerli özelliklerinden biri de o dönemde çocukların oyuncak sıkıntısı yaşayıp alamamalarından dolayı atık olarak nitelendirdiğimiz bazı eşyalardan yapılmasıdır. Bunların en önemli özelliklerinden biridir. Bu atık malzemelerden biri de yağ tenekeleridir. Bu tenekeler boyanarak ve düzenlenerek birer oyuncağa çevrilmiştir.

İkinci bahsedeceğim vitrin ise sokak oyuncaklarının olduğu vitrindir. Bu vitrinde bulunan oyuncaklar bireysel olarak değil topluca oynanabilecek oyuncaklar olmasından dolayı sokak oyuncakları adını almıştır. Burada bulunan oyuncakların iki tanesine değineceğim. İlki tokmaklı kağnı diğeri ise aşık kemiği. Tokmaklı kağnı, Çorum iline ait diyebileceğimiz bir oyuncaktır. Bu oyuncakta birden fazla tokmak ve bu tokmakların bağlı olduğu arka tekerlekler vardır. Tekerleklerin dönmesiyle beraber bulunan tokmaklar kağnıya vurup ses çıkarmaktadır.

İkinci oyuncak ise aşık kemiğidir. Aşık kemiği büyük ve küçükbaş hayvanların arka bacaklarının diz kısmından çıkarılmaktadır. Hayvancılıkla uğraşan illerimizde yoğun olarak görülmektedir. Oyunlara erişimin zor olduğu dönemlerde çocuklar bunlarla oyunlar türetip oynaya başlamışlardır. Bizans dönemine kadar uzanmaktadır. Farklı çeşitleri bulunmaktadır. Çevresini desenlerle oyup oluşan boşluklara kurşun eritip doldurma ve kök boyası ile boyama bunlardan bazılardır.

Günümüzde kullanılan bir deyim olarak ‘sen benimle aşık atamazsın’ bu oyuncaktan gelmektedir. Temel sebebi aşık kemiğinin 6 farklı yüzeyi vardır. Yüzeylerinin bir tür puanlaması olan oyun çok zor ve günümüzde pek oynanmamaktadır.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir