ANADOLU’NUN KAPILARINI AÇAN KOMUTAN

Büyük Selçuklu Devleti’nin ikinci sultanı olan Türk hükümdar. Alp Arslan, Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya gelişlerini ve mücadelesini yöneten askeri komutan ve hükümdardır. Gerçek adı Muhammed olup, daha çok unvanı olan Alp Arslan adıyla tanınmaktadır.

Bildiğimiz üzere anadolu’nun kapılarını açan büyük kumandan Selçuklu Hükümdarı Sultan Alparslan birçok şehire devlete ülke topraraklarına seferler düzezlemiştir. Anadolu üzerine akınlar düzenlemiştir bunun sebeplerinden birisi türklerin bulundukları coğrafyaya sığmıyor olmalarından kaynaklanıyor. Tarihin seyirini değiştiren savaş ve iki devlet Sultan Alparslan sayesinde Anadolu da düzen değişiyor ve Türklere anadolunun kapısı açılıyor.

Sultan ALPARSLAN 1071 yılında Bizans imparatoru Romen Diyojen’in büyük bir ordu toplayarak Müslüman topraklarına sefere çıktığını haber aldı ve süratle geri döndü. İki ordu Malazgirt ovasında karşılaştı. Sultan Alp Arslan komutasındaki Selçuklu ordusu kendinden sayıca üstün olan Bizans ordusunu Hilal taktiğiyle mağlup etti ve bizans imparatoru Romen Diyojen’i esir aldı. Anadolu artık türk yurdu haline gelmişti ve Alparslan için tarihi bir savaş olmuştu. Türk komutanlara anadolunun türk yurdu haline getirilmasi için yayılma görevi verildi. Tüm Anadolu için belirli yerlere yerleşen beylikler oluştıu.

Sultan Alparslan kendi devleti içinde adının olduğu gibi cesur ve yiğit gözü kara bir kumandandır. Selçuklu tahtına çıkmadan evvel tahta çıkan Süleyman’ın sultanlığını kabul etmemiş aynı zamanda kendi adına hutbe okutmuş. Sultan Alparslan tahta çıkmak için savaşmak zorunda kalmış ve savaşı kazanarak Selçuklu devletinin başına geçmiştir. Sultan Alparslan devletin başına gelince ilk başta vezir değişikliği yapmak istediğini biliyoruz ve kendinden önceki veziri amid ül mülk’ü görevinden alarak yerine Nizamülmülk vezir olarak tayin edilmiştir. Görevini hakkıyla yapan veziri ve devlet adamlarına dikkat eder.

Sultan Alp Arslan, karahanlılar ile arasındaki iç mücadele ve Selçuklu topraklarına yaptıkları tecavüzleri önlemek üzere 1072 yılının Eylül ayı sonlarında 200.000 kişilik büyük bir orduyla Türkistan bölgesine sefere çıktı. Seferde bir süre kuşatma altında tuttuğu Barzam kalesini teslim aldı. Huzuruna çıkan kale kumandanı Yusuf Hârizmi tarafından, çizmesine sakladığı küçük bir hançerle ağır şekilde yaralanan Alp Arslan dört gün sonra da hayatını kaybetti.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir